Misafir, Hoşgeldiniz!
Sitemize mesaj yazabilmek için üyeolmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Parola
  


Forumları Ara

(Detaylı Arama)

Forum İstatistikleri
» Üyeler: 631
» En Son Üye: feyzullah924
» Forum konuları: 15,582
» Forum mesajları: 16,546

Tüm İstatistikler

Aktif Kullanıcılar
Toplam 20 kullanıcı aktif.
» 0 Kayıtlı Kullanıcı
» 20 Ziyaretçi

En Son Konular
DURAKSIZ
En Son Mesaj: feyzullah924
Bugün 02:07 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 2
bana beni sevme deme
En Son Mesaj: yusuf yıldırım
03-10-2010 07:38 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 6
TOPRAK EV (Gülce)
En Son Mesaj: feyzullah924
03-10-2010 06:20 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 7
YOLUNA KURBAN (Gülce-Tokm...
En Son Mesaj: feyzullah924
03-10-2010 06:18 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 4
Uzat Bebeğim Ellerini (Gü...
En Son Mesaj: Abdullah RAMAZAN
03-10-2010 06:18 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 4
GEL VUSLATA (Gülce-Tokmak...
En Son Mesaj: feyzullah924
03-10-2010 06:17 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 5
ŞAH-I GÜL(Gülce-Triyolems...
En Son Mesaj: feyzullah924
03-10-2010 06:15 AM
» Cevaplar: 0
» Görüntüleyenler: 5

 
Big Grin Biz Değil miyiz?
Gönderen: MehmetNacar - 01-15-2010 06:42 AM - Cevap Yok


Aslanları bağlayıp, çayırdaki keçiye,
Abdülkerim efendi diyen biz değil miyiz?
Çanağını kirleten siyasal tefeciye,
Yalaka methiyesi sayan biz değil miyiz?

Kiliseler onaran, camileri dışlayan,
Cinayet âlimine adalar bağışlayan,
Mukaddes şehidime kelle diye başlayan,
Dayının beynindeki beyan biz değil miyiz?

Filler kadar güçlüyüz, başımızda beyin yok,
Davul hain omzunda, oynayan çok, oyun çok.
Memleket âlem oldu, sıpa gırla, koyun çok,
Doların çayırında yayan biz değil miyiz?

Bekçiler dayak yerken hırsızlar bayram eder,
Sınırların ardından it gelir, eşek gider,
Kara aydın satılık, ak aydınlar derbeder,
Memleketin dibini oyan biz değil miyiz?

Balonları şişirdik, yükseldikçe alçaldı,
Ülkemizi satarken biraz da kendi çaldı,
Açtık neyimiz varsa, ayakta bir don kaldı,
Onu da aç diyene uyan biz değil miyiz?

Türkleri kovmak için Atatürk’ün yurdundan,
Şeytanın karargâhı okyanusun ardından,
Beyaz Saray mühürlü ihanetin derdinden,
Gönderdikçe sandığa koyan biz değil miyiz?

Mehmet Nacar

 

  Beş Paralık Şiir
Gönderen: vehbiyeyersel - 12-30-2009 05:38 PM - Cevap Yok


Beş Paralık Şiir
Sıkıntın varsa senin,müsebbibi ben miyim?
Ne istiyorsun benden,ben senin dengin miyim?
Adını bile bilmem,kimsin ,nesin,nerdesin?
Beni bunak mı sandın,manyak mısın sen nesin?

Beş para etmez şiir,yazmışsın utanmadan,
Sana soran mı oldu,atmışsın işkembeden.
Ben değirmen taşıyım,birçok insan öğüttüm.
Beğenmiyorsun ama,ecdadını eğittim..

Boşuna seçilmedim,ilk yılın öğretmeni,
Sen anandan doğmadan,dünya tanıdı beni.
Bıraktığım izleri,ne yapsan silemezsin.,
Beni bilenler bilir,hakaret edemezsin.[font=Arial][/font]

Hakkın var mı bir düşün,beni eleştirmeye,
Seni tanımıyorum,sakın gelme beriye.
Yüce Rabbim görüyor ona ettim havale,
O çare bulacaktır,benim düştüğüm hale.

12.06.2009
Vehbiye Yersel

 

  YÜZÜSTÜ
Gönderen: Zülfikar Yapar Kaleli - 11-14-2008 06:14 PM - Cevap Yok

Hele davran, işte meydan işte sen
Buyurun aslanlar cenge yüzüstü
Önce seni alt eden şu nefsi yen
Cehaleti düşür ringe yüz üstü

Yiğit o ki meydanda yüz ak ede
Zengin fakir tuta aynı dengede
Zamanın donduğu yerden ötede
Destanlar yazılmış cönge yüzüstü

Sarmaşık gül, ısırgan dal verende
Muhannet kul mecnuna hal verende
Birisi can, birisi mal verende
Hem adalet, hem de denge yüzüstü

Deryadan habersiz deredesiniz
Hakkın ağladığı yöredesiniz
Ey yitik sevdalar neredesiniz
İşte abla, bacı, yenge yüzüstü.

 

  ANADOLU
Gönderen: Zülfikar Yapar Kaleli - 11-14-2008 05:49 PM - Cevap Yok

ANADOLU İNSANI
İnilmez çarşının, çıkmaz sokağın
Kokusu var, ağısı var, leşi yok
Başa güreşen şu hasta salağın
Otuzu var, ikisi var, beşi yok

Yüzünü satıyor, beceremiyor
Kuyrukta yatıyor, beceremiyor
Atıyor, tutuyor, beceremiyor
Zalimi var, sapanı var, taşı yok

Söylenir dilinden anlayan olmaz
Onunla birlikte inleyen olmaz
Dilenir, yalvarır dinleyen olmaz
Figanıvar, ferağı var, dişi yok

Ayağı başında, gözleri fersiz
Boynunda madalya, hanede ersiz
Bir söz mırıldanır, ikinci yersiz
Emisi var, dayısı var, işi yok

Meclise yönelir, kapıda durur
Giremez, yumruğu bağrına vurur
Bunca yıldır aynı evde oturur
Ocağı var, ateşi var, aşı yok

Ateşi bağrında, sıcak başında
Saçları, sakalı ak ak başında
Elleri koynunda, ocak başında
Yüreği var, pınarı var, yaşı yok

Güvendiği dağın hali ful düzen
Yeşili, hakisi, alı ful düzen
Tepeden tırnağa yolu ful düzen
Üsleri var, asları var, kişi yok

Ne söyleseniz boş, her şey nafile
Yaşadığı ahır, gördüğü hile
“Anadolu bilir” deseler bile
Gözleri var, kulağı var, başı yok.
24.l0.l997


ANADOLU DEDİ

Hicran mı, çile mi, gam mı gönderir
Yaslı mısın, sabır taşı de hele?
Fitil neden yanar, mum niçin erir?
Aslı mısın, sabır taşı de hele?

Salınırsın gösterişsiz, edâsız
Bizi koyup nere böyle, vedâsız
Bunca hakarete sessiz, sedâsız
Uslu musun, sabır taşı de hele?

Bacadan aşıyor kandilin isi
Geceye yaslanmış, bülbülün sesi
Asımın mı, hasımın mı hangisi?
Nesli misin, sabır taşı de hele?

Madem yolcususun umut dağının
Bari çekeri ol, balık ağının
Şu devrim hayranı, el uşağının
Misli misin, sabır taşı de hele?

Yoluk kanat ile engin uçulmaz
Küfür diyarında itten kaçılmaz
Kulakların duyar, ağzın açılmaz
Paslı mısın, sabır taşı de hele?


BEN DE ANADOLU’YA DEDİM Kİ ;

Bize vazettiğin yılın sonunu
Gözetme sevdiğim, hasreti bitir
Beklerim, çok değil, yüzün onunu
Naz etme sevdiğim, hasreti bitir

Bir gül yeşertmedin, vuslat çağında
Korku filizlendi, can otağında
Gözlerin kalsa da İrem bağında
Söz etme sevdiğim, hasreti bitir.

Hoşlanmazdın parçalardan, bölükten
Hep bakarsın barajdaki delikten
Devlet başa çöreklenen sülükten
Haz etme sevdiğim, hasreti bitir

Sandaldaki dümen, kürek ateşte
Bayrak dikilecek direk ateşte
Hasretinle yanan yürek ateşte
Köz etme sevdiğim, hasreti bitir

Şu başsız babaya ayak direyen
Ol da, bir kez olsun, şu nefsini yen
Bar veren ağacı çoktur irdeyen
Yüz etme sevdiğim, hasreti bitir

 

  DUYURU
Gönderen: Zülfikar Yapar Kaleli - 11-14-2008 05:47 PM - Cevap Yok



Gölgesiyle horon tutmuş gölgeler
Güneşe mancınık dal satıyorum.
Belgeleri inkar eder belgeler
Haset pazarında sal satıyorum.

Gönlüm gözümdeki mızrağa bakmaz
Hasretlerin biri birine akmaz
İki yalnızlıktan bir hayat çıkmaz
Kula kul olacak kul satıyorum.

Karanlık ruhumu tutmuş kör pençe
Bir sızı duyulur inceden ince
Işığa hasrette, çeker işkence
Keramet ehline hal satıyorum.

Zararla bitiyor pazarlıklarım
Nazara geliyor nazarlıklarım
Hep hakikat dolu mezarlıklarım
Hiç arı görmemiş bal satıyorum.

Susadım, su diye beynimi yuttum
Derinliği gözlerimde uyuttum
Çile pazarında ruhumu sattım
Körlere kiralık yol satılıyor.

 

  Ayın Kırk Dokuzu
Gönderen: Zülfikar Yapar Kaleli - 11-14-2008 05:46 PM - Cevap Yok



Sefalet başladı yine
Bugün ayın kırk dokuzu
Varlığımız eşit düne
Bugün ayın kırk dokuzu

On beşinde paralanır
On altıda yaralanır
On yedide pirelenir
Bugün ayın kırk dokuzu

Sözün eri olamadı
Birgün huzur bulamadı
Odun kömür alamadı
Bugün ayın kırk dokuzu

İradenin gücünde yok
Kaleminin ucunda yok
Elinde yok avcunda yok
Bugün ayın kırk dokuzu

Bir mecliste oturamaz
Çay verirler bitiremez
Eve ekmek götüremez
Bugün ayın kırk dokuzu

Dilenmeye memur musun?
Her yokluğa amir misin?
Ölmemişsin demir misin?
Bugün ayın kırk dokuzu

 


MyBB Türkçe Çeviri : MyBB Türkiye
Üretici: MyBB
Lisans Hakları © 2002-2010 MyBB Group
Design by @ntijen

İletişim | Güllük Dergisi Forumları | Yukarı Dön | İçeriğe Dön | Arşiv | RSS Syndication

abbasyurt abdulvahap yıldız abdulkadir güler ahmet ayaz ahmet canbaba ahmet erdem ahmet faruk türkyılmaz ahmet idrisoglu ahmet nural öztürk ahmet özdemir ahmet özlük ahmet süreyya durna ahmet turan altunsu ahmet ünal ali akçeken ali altınlı ali bahar ali cirit ali gündüz ali şeyh özdemir aliye zeynep ünkaracalar ali ziya çamur arzu altınçiçek asım kısbet asım yapıcı aşık kazanoğlu aşık koşani ayhan acar aysel al ayşenur ökten izgin aysun argun aynur ilkay barış doğan behçet yani bekir yaşar berrin stammer birdal can tüfekçi birol yiğit bişar ulutaş bülent özcan cevahir kul çetin yalezya çınar göle ekrem şama ekrem yalbuz emel manav emine sevinç öksüzoğlu emine sönmez erdoğan kırmızıoğlu ersan çelebi ertürk demirci erol börekçi faik ardahan fatih efe fatma duran yazar ferhat arslan feriha ceylan galip sinecikli gökten aydoğdu gülten ertürk gürsel güveloğlu gökhan cengiz hafize kılıç hakan ilhan kurt harun yiğit hasan ulusoy hatice altaş/asi çiçek hatice bediroğlu hızır akyıldız hikmet elitaş hikmet türker hilmi özdemir hüsamettin akağaç hüseyin avni erdemir ibrahim coşar ibrahim ethem bingül ibrahim özcan ihsan arı ihsan sola imdat gümüş ilyas Özmen prof.dr.isa kayacan ismail solak ismail tunç kerim kırat keskinli aşık haydari levent saral lisefen deniz mansur ilhan yakar mehmet ışıkoğlu mehmet ihsan uslu mehmet nacar meral yağcıoğlu meryem arslan mesut kayabaş mesut öztürk metin kaya ilhan metin yaltı mevlüt ören murat duman musa öz mustafa ceylan mustafa nevruz sınacı mustafa tahir öncel muzaffer çevik münevver düver münevver şenol naim tuncalı nalan kazazoğlu nedim saatçioğlu neslihan yazıcılar nevin kurular nihat gülle nihat ilikçioğlu nihat yücel nisan serap muratoğlu nusret turan nurdan ünsal nurettin kocabıyık nuri can nuri gökgöz nurten altınok nurten tarim oguz cevher orhan demirtaş orhun basat osman karaarslan oyhan hasan bıldırki ozan irşadi ozan seyfili ozan akgül ömer ekinci micingirt öznur karayumak özgen kılınçarslan rabia barış rahim taş rahim zor rahim gökçe ramazan kurt rasim köroğlu refika doğan reşide sarıkavak rıdvan aslanhan sabiha rana sabiha serin sabit ince sacide yalaz şimşek sadık aktaş sebahattin abi selami patır selçuk erat serap özaltun/serap hoca sevcan koyuncu sevgili özbek sevil mısırlıoğlu sevil nizamoğulları sevim yakıcı sevtap sevim şakir susuz şemsettin dervişoğlu şemsettin küzeci şükran günay tamay önal polat taner nişancı tansel yeğen turan orak turgay ata türker koluman ulviye savtur ümran tokmak ümüt güngör vahip aksöz vecdi murat soydan yasin yüksel yılmaz türkyılmaz yunus adıgüzel yunus kulak yusuf bozan yusuf ter zafer zengin etnika zehra birsen yamak zülfikar yapar kaleli